جريدة الراية: روسيا قصيرة النظر و"وهم النصر"
December 10, 2024

جريدة الراية: روسيا قصيرة النظر و"وهم النصر"

Al Raya sahafa

2024-12-11

جريدة الراية: روسيا قصيرة النظر و"وهم النصر"

(مترجم)

وقع عدد من الأحداث خلال الأشهر القليلة الماضية، والتي تدعم الافتراض بأن أمريكا تواصل استراتيجيتها لإطالة أمد الصراع فيما يتعلق بالأزمة الأوكرانية.

من الضروري التذكير بأن استمرار هذا الصراع في المرحلة النشطة يضعف جميع القوى الرئيسية الموجودة في قارة أوراسيا؛ أوروبا وروسيا والصين.

يتضح ضعف الدول الأوروبية وروسيا بسبب النفقات العسكرية الضخمة، فضلا عن انهيار العلاقات الاقتصادية بين روسيا وأوروبا. أما بالنسبة للصين، فإن موقف روسيا غير المؤكد يجعل من المستحيل على الصين بناء تعاون اقتصادي فعال معها، ما يجبر الاقتصاد الصيني على الاختناق بدون موارد روسية.

وهنا من الضروري التذكير بالهجوم المضاد غير الناجح لأوكرانيا في صيف عام 2023. فقد كان السبب الرئيسي لفشل الهجوم المضاد هو عدم كفاية تزويد الجيش الأوكراني بالأسلحة المناسبة من الشركاء الغربيين، وخاصة أمريكا.

في مقابلة مع مجلة الإيكونوميست في 2023/11/1، ألمح القائد العام للقوات المسلحة الأوكرانية آنذاك فاليري زالوجني بكلمات دبلوماسية إلى عدم كفاية إمدادات الأسلحة من أمريكا، قائلا: "للخروج من هذا المأزق، نحتاج إلى شيء جديد، مثل البارود، الذي اخترعه الصينيون وما زلنا نقتل به بعضنا البعض". وحذر من أنه بدون ميزة كبيرة، تواجه أوكرانيا حرب خنادق طويلة الأمد يمكن أن ترهقها. وفي المقابلة، جادل بأن التأخير في تسليم الأسلحة الغربية، على الرغم من أنه مخيب للآمال، لم يكن السبب الرئيسي لمأزق أوكرانيا.

على ما يبدو، كانت عدم رغبة زالوجني في محاربة روسيا دون "اختراع البارود" هي التي أدت إلى إقالته من منصب القائد الأعلى للقوات المسلحة. ففي 2023/12/1، في مقابلته مع وكالة أسوشيتد برس، صرح الرئيس الأوكراني زيلينسكي أيضا: "لم نتلق جميع الأسلحة التي أردناها، لا يمكنني أن أكون سعيدا بذلك، لكن لا يمكنني أيضا الشكوى كثيرا".

بعد عام تقريبا، في 2024/11/17، وبصفته سفيرا لأوكرانيا لدى بريطانيا، أدلى زالوجني بتصريح أكثر صراحة حول أسباب فشل الهجوم الأوكراني المضاد، قائلا إن الهجوم المضاد عام 2023 تحت قيادته لم ينجح لأن الغرب لم يقدم أسلحة كافية. وقال "نتيجة لذلك، نجد أنفسنا في حالة حرب طويلة الأمد. في رأيي الشخصي، لا أمل في الخروج من هذه الحرب الطويلة".

من هذا يمكننا القول بثقة إنه منذ صيف عام 2023، تعمل أمريكا على إطالة أمد الصراع فيما يتعلق بالغزو الروسي لأوكرانيا.

بعد ذلك، من كانون/ديسمبر 2023 إلى نهاية نيسان/أبريل 2024، بدأ نزاع بين الحزبين الديمقراطي والجمهوري في مجلسي الكونجرس الأمريكي بشأن تخصيص 60 مليار دولار لأوكرانيا. وعلى الرغم من وجود خلافات حقيقية بين الطرفين، تجدر الإشارة إلى أن كل هذه الخلافات تتناسب بشكل عضوي مع خطة أمريكا لإطالة أمد الصراع في أوكرانيا.

بشكل عام، تجدر الإشارة إلى أن أمريكا كانت تخلق وهم النصر لروسيا منذ الأيام الأولى للغزو الروسي لأوكرانيا في شباط/فبراير 2022. ونتذكر جميعا تصريحات المحللين الأمريكيين والبريطانيين في الأيام الأولى من الحرب بأن كييف ستسقط في غضون 48 ساعة.

بعد ذلك، تداولت وسائل الإعلام، بما في ذلك الأوكرانية، معلومات تفيد بأن روسيا كانت قادرة على إغراق المدن الأوكرانية في الظلام بانقطاع التيار الكهربائي، ما دفع القوات الروسية إلى استخدام مخزونها الكامل من الصواريخ في شتاء 2022-2023.

بعد فشل الهجوم المضاد الأوكراني صيف عام 2023، غذت روسيا أحلاما بأن أوكرانيا ضعيفة وعلى وشك الانهيار، وأن الدعم الغربي، وخاصة الأمريكي غير مستقر، وأنه في أي يوم الآن، ستضطر أوكرانيا، تحت ضغط من أمريكا، إلى الجلوس على طاولة المفاوضات المباشرة مع روسيا. كان هذا هو الجو السائد في وسائل الإعلام العالمية والأوكرانية، منذ صيف عام 2024.

تماشت أوكرانيا مع هذه السياسة الأمريكية. فعلى سبيل المثال، أدلى رئيسها زيلينسكي بتصريحات غامضة من أواخر ربيع 2024 حتى أواخر الصيف حول الحاجة إلى إنهاء المرحلة النشطة من الصراع، والتي فسرتها روسيا بلا شك على أنها رغبة أوكرانيا في بدء المفاوضات.

على ما يبدو، تم إجراء بعض الاتصالات السرية بين أوكرانيا وروسيا خلال أوائل إلى منتصف صيف عام 2024، لا سيما فيما يتعلق بوقف الأطراف المتحاربة الهجمات على منشآت البنية التحتية.

لهذا السبب، عندما استولت القوات الأوكرانية في 2024/08/06 على أراض كبيرة من روسيا في منطقة كورسك، اشتكى الرئيس الروسي بوتين من أنه بعد إجراءات أوكرانيا هذه، لا يمكن الحديث عن أي مفاوضات.

تهدف هذه السياسة الأمريكية إلى إبقاء روسيا في حالة "وهم النصر" في حربها مع أوكرانيا، ما سيبقي القيادة الروسية في حالة ترقب للمفاوضات، والتي بدورها ستدفع روسيا إلى عمل عسكري بأقصى كثافة، من أجل تعزيز موقفها التفاوضي. مما لا شك فيه أن روسيا تدرك أنه كلما زادت الأراضي الأوكرانية التي يمكنها الاستيلاء عليها قبل بدء المفاوضات، ستبقى المزيد من هذه الأراضي تحت سيطرتها، لأن المفاوضات ستعني حتما تجميد الصراع على طول خط المواجهة.

تؤدي هذه الاستراتيجية إلى قيام روسيا بإلقاء جميع مواردها في طاحونة الحرب، كونها في هجوم مستمر في ساحة المعركة، معتقدة أن الحرب على وشك الانتهاء. وبحسب فهم أمريكا، سيؤدي هذا عاجلا أم آجلا إلى إضعاف روسيا لدرجة أنها ستكون على استعداد للخضوع لإرادتها في كل من الأزمة الأوكرانية وفي الشؤون الدولية الأخرى، وخاصة في مسألة المواجهة المشتركة للصين، التي أثارت قوتها المتنامية قلق أمريكا بشكل خاص على مدى العقد الماضي.

أما أوكرانيا فلديها أراض شاسعة تسمح لها بتبادلها مقابل إضعاف العدو، حيث من المعروف أن الخسائر في الجنود والموارد أثناء الهجوم أكبر بعدة مرات مما تكون عليه أثناء الهجوم الدفاعي.

هذا ما تبدو عليه الخطة الأمريكية لهذا الصراع بشكل عام.

إن روسيا الغبية سياسيا وقصيرة النظر وعديمة المبدأ، التي اعتادت على حل جميع مشاكل سياستها الخارجية فقط بقوة السلاح، غير قادرة على مقاومة هذه السياسة الماهرة لأمريكا، وبالتالي ليس من المتوقع أن تكون قادرة على الهروب من الفخ الذي سقطت فيه في أوكرانيا.

وبالتالي، في الوقت الحالي، لا يتوقع خفض التصعيد بشكل كبير. نعم، من الممكن أن يتم إعلان نوع من وقف إطلاق النار لفترة قصيرة، والذي سيستمر بمزيد من التصعيد، ولكن حتى هذا غير مرجح.

بقلم: الأستاذ فضل أمزاييف

 رئيس المكتب الإعلامي لحزب التحرير في أوكرانيا

المصدر: جريدة الراية

More from null

El-Raya Gazetesi: El-Raya'dan Çeşitli Haberler – Sayı 573

Al Raya sahafa

2025-11-12

El-Raya Gazetesi:El-Raya'dan Çeşitli Haberler – Sayı 573

Ey Sudan halkı: Sudan'da ve diğer yerlerdeki çatışmalar, uluslararası hırsların ve onların hain planlarıyla, müdahaleleriyle ve çatışan taraflara silah sağlayarak ülkeyi tamamen ele geçirme çabalarının ne zamana kadar yakıtı olmaya devam edecek?! Kadınlarınız ve çocuklarınız, iki yıldan uzun süredir, Sudan'ın kaderini kontrol etmede Batı'nın ve yardakçılarının çıkarlarından başka bir şey sağlamayan bu kanlı çatışmadan muzdarip. Sudan, konumu ve zenginlikleri nedeniyle uzun zamandır onların hedefi olmuştur, bu yüzden onu parçalamak ve dağıtmak onların çıkarınadır. Hızlı Destek Kuvvetleri'nin El-Faşir'i ele geçirmesi, bu planların bir başka halkasıdır. Amerika, bu şekilde Darfur bölgesini ayırıp Sudan'daki nüfuzunu yoğunlaştırmak ve İngiliz nüfuzunu ortadan kaldırmak istemektedir.

===

Ortagus'un Lübnan'a

Ziyaretinin Amacı!

Amerika'nın Lübnan ve bölgeye yönelik normalleşme ve teslimiyet projesiyle saldırısı ve Amerikan yönetiminin Trump ve ekibinin daha fazla Müslüman ülke yöneticisini İbrahim Anlaşmaları'na dahil etme çabası ışığında, Amerikalı elçi Morgan Ortagus'un Lübnan ve gaspçı Yahudi varlığına yaptığı ziyaret, Lübnan'a yönelik siyasi, güvenlik ve ekonomik baskılar, tehditler ve şartlarla dolu olarak geliyor. Bu ziyaretin, görünüşe göre aynı yönde ilerlemek üzere Arap Birliği Genel Sekreteri ve Mısır İstihbarat Başkanı'nın ziyaretiyle aynı zamana denk geldiği belirtilmelidir.

Bu ziyaretler karşısında, Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilayeti Basın Ofisi tarafından yapılan bir basın açıklaması şu hususları vurguladı:

Birincisi: Amerika ve takipçilerinin Müslüman ülkelerindeki müdahaleleri, Amerika'nın ve Yahudi varlığının çıkarlarına hizmet etmek içindir, bizim çıkarlarımıza değil. Özellikle Amerika, Yahudi varlığının siyasette, ekonomide, parada, silah ve medyada birinci destekçisidir.

İkincisi: Elçinin ziyareti, bazılarının düşünebileceği gibi tarafsız bir ziyaret değil! Aksine, bölgede Yahudi varlığını destekleyen ve askeri ve siyasi olarak güçlendirmeye katkıda bulunan açık bir Amerikan politikası bağlamında geliyor. Amerikalı elçinin sunduğu şey, hegemonyayı dayatmak, bağımlılığı pekiştirmek ve egemenliği azaltmaktır. Bu, Yahudilere teslimiyet ve boyun eğme türüdür ve Allah'ın İslam halkı için reddettiği bir şeydir.

Üçüncüsü: Bu dayatmalara razı olmak ve yabancı vesayeti pekiştiren herhangi bir anlaşmayı imzalamak, Allah'a, Resulü'ne ve ümmete, bu gaspçı varlığı Lübnan ve Filistin'den çıkarmak için savaşan veya çaba gösteren herkese ihanettir.

Dördüncüsü: Lübnan halkının büyük çoğunluğu, Müslümanlar ve gayrimüslimler için Yahudi varlığıyla ilişki kurmak, hem şer'i anlamda hem de Lübnan makamının yargılandığı pozitif hukukta veya genel olarak insani hukukta suçtur. Özellikle suçlu varlığın Gazze'de soykırım yapmasından sonra, Lübnan ve diğer Müslüman ülkelerinde benzer bir eylemde bulunmaktan çekinmeyecektir.

Beşincisi: Bölgeye yönelik Amerikan kampanyası ve saldırısı geçersiz olacaktır ve Amerika, bölgeyi istediği gibi şekillendirme çabasında başarılı olamayacaktır. Eğer Amerika'nın sömürgeciliğe, halkları yağmalamaya, Müslümanları saptırmaya ve onları (İbrahimi din)e davet ederek dinlerinden bile çıkarmaya dayalı bölge için bir projesi varsa, Müslümanların da Allah'tan gösterilmesini bekledikleri vaat edilmiş bir projeleri vardır; Nübüvvet Minhacı Üzere İkinci Hilafet projesi, inşallah çok yakındır. Bu proje, bölgeyi ve hatta tüm dünyayı yeniden çizecektir. Bu, Peygamber Efendimiz ﷺ'in şu sözünün doğrulanmasıdır: «Allah yeryüzünü bana dürdü, ben de doğusunu ve batısını gördüm. Ümmetimin mülkü, bana dürülen yere kadar ulaşacaktır» (Müslim rivayet etmiştir). Peygamber Efendimiz ﷺ'in şu hadisinde müjdelediği gibi Yahudi varlığı ortadan kaldırılacaktır: «Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Müslümanlar onları öldüreceklerdir...» (Buhari ve Müslim ittifak etmişlerdir).

Sonuç olarak, Hizb-ut Tahrir/Lübnan Vilayeti, Amerika'nın Lübnan ve bölgeye yönelik normalleşme ve teslimiyet saldırısını engelleme kampanyasını benimsemeye devam ediyor ve hiçbir şey onu bundan alıkoymayacaktır. Lübnan makamını normalleşme ve teslimiyet yolunda ilerlememesi konusunda uyarıyoruz! Onu buna karşı koymak için halkına sığınmaya ve sınır veya yeniden yapılanma ve uluslararası sistemin etkisi bahanesiyle bu konuda oynamamaya çağırıyoruz. ﴿Allah, emrini yerine getirendir; fakat insanların çoğu bilmezler﴾.

===

Hizb-ut Tahrir/Sudan Vilayeti'nden Bir Heyet

El-Ubeyd Şehrinin Önde Gelenlerinden Birkaçıyla Bir Araya Geldi

Hizb-ut Tahrir/Sudan Vilayeti'nden bir heyet, 3 Kasım 2025 Pazartesi günü, Kuzey Kordofan'ın başkenti El-Ubeyd şehrinin önde gelenlerinden birkaçını ziyaret etti. Heyet, Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Meclisi Üyesi Üstad Nezir Muhammed Hüseyin Ebu Minhac başkanlığındaydı. Ona Mühendis Banga Hamid ve Hizb-ut Tahrir üyeleri Üstad Muhammed Said Boke eşlik etti.

Heyet şunlarla bir araya geldi:

Üstad Halid Hüseyin - Demokratik Birlik Partisi Başkanı, Cila El-Ezheri kanadı.

Dr. Abdullah Yusuf Ebu Seyl - Avukat ve üniversitelerde hukuk profesörü.

Şeyh Abdurrahim Cude - Ensar es-Sünne cemaatinden.

Bay Ahmed Muhammed - Suna Haber Ajansı muhabiri.

Görüşmelerde güncel konu olan El-Faşir'in düşüşü ve buna eşlik eden milislerin şehir halkına karşı işlediği suçlar ve ordu liderlerinin El-Faşir halkına karşı görevlerini yerine getirmemesi ve onları kuşatmadan kurtarmaması, kuşatma süresince ve 266'dan fazla tekrarlanan saldırılar sırasında buna kadir olmaları ele alındı.

Ardından heyet, Hizb-ut Tahrir/Sudan Vilayeti'nin şu başlıklı broşürünün bir kopyasını onlara teslim etti: "El-Faşir'in düşüşü, Amerika'nın Darfur bölgesini ayırma ve Sudan'daki nüfuzunu yoğunlaştırma planının önünü açıyor. Ne zamana kadar uluslararası çatışmanın yakıtı olacağız?!". Tepkileri olumlu oldu ve bu görüşmelerin devam etmesini istediler.

===

"Phoenix Express 2025" Tatbikatları

Tunus'un Amerika'nın Hakimiyetine Boyun Eğmesinin Bir Bölümü

Tunus'un, çok taraflı deniz tatbikatı "Phoenix Express 2025"in yeni versiyonuna ev sahipliği yapmaya hazırlanması, bu ayın Kasım ayı içinde gerçekleşecek. Bu tatbikat, Tunus'taki rejimin 30/09/2020 tarihinde Amerika ile askeri işbirliği anlaşması imzalamasıyla Amerika'nın Afrika Komutanlığı tarafından yıllık olarak düzenlenmeye başlandı. Amerikan Savunma Bakanı Mark Esper, bu anlaşmayı on yıl sürecek bir yol haritası olarak ifade etti.

Bu bağlamda, Hizb-ut Tahrir/Tunus Vilayeti'nin bir basın açıklaması, Hizb'in bu tehlikeli anlaşmanın imzalanması sırasında, meselenin geleneksel anlaşmaları aştığını, Amerika'nın tamamlanması için 10 yıla ihtiyaç duyulan büyük bir proje çizdiğini ve Amerika'nın iddiasına göre yol haritasının sınırların gözetlenmesi, limanların korunması, aşırılık yanlısı düşünceyle mücadele ve Rusya ve Çin'le yüzleşme ile ilgili olduğunu, bunun da açıkça Tunus'un egemenliğinin azalması anlamına geldiğini, hatta ülkemiz üzerinde doğrudan vesayet olduğunu hatırlattı.

Açıklama, Tunus Vilayeti'ndeki Hizb-ut Tahrir'in, hakikati haykırmaları nedeniyle gençlerimizin maruz kaldığı tacizlere, tutuklamalara ve askeri mahkemelere rağmen, bir kez daha ülkeyi ve tüm İslam Mağrib ülkelerini Amerika'nın kötü politikalarına çekmek ve boyun eğdirmek için tasarlanan bu uğursuz sömürgeci anlaşmanın feshedilmesi çağrısını yinelediğini vurguladı. Ayrıca, Tunus'taki ve diğer Müslüman ülkelerindeki güç ve kudret sahiplerine, ümmetin düşmanlarının onlara kurduğu tuzaklara ve onları içine çektikleri şeylere dikkat etmeleri çağrısını yineledi. Şer'i görevin, dinlerine yardım etmek, ülkelerine ve ümmetlerine pusu kuran düşmanı engellemek ve Allah'ın kelimesini, O'nun şeriatını uygulamaya ve devleti olan Nübüvvet Minhacı Üzere İkinci Raşidi Hilafet Devleti'ni kurmaya çalışanlara yardım ederek yüceltmek olduğunu vurguladı.

===

Amerika'nın Vatandaşlarına Yönelik Küçümsemesi

Kadınları ve Çocukları Aç Bırakıyor

Ek Beslenme Yardım Programı (SNAP), düşük gelirli, engelli bireylerin ve ailelerin, alkollü içecekler ve kendi yiyeceklerini yetiştirmek için bitkiler hariç, yiyecek ve içecek satın almak için kullanılan elektronik yardımlar almasına yardımcı olan bir federal programdır. Raporlar, 42 milyon Amerikalının kendilerini ve ailelerini beslemek için (SNAP) yardımlarına güvendiğini gösteriyor. Gıda yardımı alan yetişkinlerin %54'ü kadın ve çoğu bekar anne, %39'u ise çocuklardan oluşuyor. Bu, yaklaşık her beş çocuktan birinin aç kalmamak için bu yardımlara güvendiği anlamına geliyor. Ayrıca, federal kapanma, bazı eyaletlerin eğitim bölgelerindeki ücretsiz ve indirimli yemek programlarını finanse etmenin başka yollarını bulmasına neden oldu, böylece gün içinde yemeğe bağımlı olan çocuklar yiyeceksiz yaşamak zorunda kalmasınlar. Sonuç olarak, ülke genelinde yaygın olan birçok gıda deposu boş rafların fotoğraflarını yayınlıyor ve insanlardan artan yiyecek talebini karşılamak için yiyecek ve market hediye kartları bağışlamalarını istiyor.

Buna göre, Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi'nin Kadın Bölümü bir basın açıklamasında şunları söyledi: Dünyanın en zengin ülkesi, milyonlarca en savunmasız vatandaşının kendilerine yetecek kadar yiyecek bulamayacağı gerçeğini nasıl görmezden gelebilir diye sormalıyız? Amerika'nın parasını nerede harcadığını merak edebilirsiniz, kapanma sırasında bile? Peki, Amerikalıların yeterli yiyecek almasını sağlamak yerine, Filistinlileri öldürmek için Yahudi varlığına milyarlarca dolar gönderiyorlar. Lüks bir tören salonu inşa etmeyi her şeyden daha önemli gören bir yönetici, diğer vekiller ise kişisel yatırımlarını kendilerini temsil etmesi gereken halkın refahına tercih ediyor! Gördüğünüz gibi, kapitalist Amerika hiçbir zaman vatandaşlarının işlerine bakmakla ilgilenmedi, sadece dünyadaki çocukları güvenlik, gıda, barınma ve eğitim haklarından mahrum bırakanlara askeri ve mali destek sağlamakla ilgileniyordu. Bu nedenle, Amerika'daki çocukların da açlıktan, güvensizlikten muzdarip olmasına ve uygun eğitim ve sağlık hizmetlerinden yoksun kalmasına neden oluyor.

===

«Müslümanın Müslüman Üzerindeki Her Şeyi Haramdır; Kanı, Malı ve Namusu»

Her Müslümana, her subaya, askere, polise, silahı olan herkese: Allah Teâlâ bize aklı düşünebilelim diye verdi ve onu doğru kullanmamızı farz kıldı. Kişi, şer'i hükmünü bilmeden hiçbir eylemde bulunmamalı, hiçbir söz söylememelidir. Şer'i hükmü bilmek, üzerine şer'i hükmün indirileceği gerçeği anlamayı gerektirir. Müslüman, siyasi bilince sahip olmalı, işleri gerçekleriyle kavramalı ve bizim için ve İslam için iyilik istemeyen, bizi parçalamak, ülkelerimizi kontrol etmek ve imkanlarımızı ve zenginliklerimizi yağmalamak için tüm güçleriyle ve hileleriyle çabalayan sömürgeci kâfirlerin planlarına kapılmamalıdır. Bir Müslüman nasıl olur da o sömürgeci kâfirlerin elinde bir araç veya onların ajanlarının emirlerini yerine getiren biri olmayı kabul eder?! Geçici dünya metaından az bir şeye tamah ederek ahiretini kaybeder ve içinde ebedi kalacağı, lanetlenmiş, Allah'ın rahmetinden kovulmuş cehennemliklerden olur mu? Bir Müslüman, yaratılmış, aciz bir insanoğlunu razı etmek için, elinde dünya ve ahiret olan Allah'ı gazaplandırmayı kabul eder mi?!

Hizb-ut Tahrir sizi siyasi bilincinizi yükseltmeye, Allah Teâlâ'nın hükümlerine uymaya ve ülkelerimizdeki planlarını başarısızlığa uğratarak ve sömürgeci kâfirlerin ve ajanlarının ellerini sizden uzaklaştırarak Allah'ın indirdiğiyle hükmetmek için onunla birlikte çalışmaya çağırıyor.

===

Müslümanları Aç Bırakan Sizsiniz

Ey Mesud Pezeşkiyan!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi bu başlık altında bir basın açıklaması yaptı: İran, beş milyar doları aşan borçları nedeniyle en büyük özel bankası olan (Ayende) bankasının iflas ettiğini duyurdu. İşin garibi, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın yönetim başarısızlığını eleştirerek şunları söylemesi: "Petrolümüz ve gazımız var ama açız"!

Açıklamada şunlar vurgulandı: İran cumhurbaşkanının bahsettiği bu yönetim başarısızlığının sorumlusu, cumhurbaşkanının kendisidir. Ey Mesud Pezeşkiyan, petrolünüz, gazınız ve diğer zenginlikleriniz ve madenleriniz varken İran halkı neden aç? Bu, sizin beceriksiz politikalarınızın sonucu değil mi? İslam ile hükmetmekten uzaklaşmanızın sonucu değil mi? Aynı şey, diğer Müslüman ülkeler için de söylenebilir. İçlerindeki ahmak yöneticiler, ümmetin muazzam zenginliklerini israf ediyor, sömürgeci kâfirlerin onları ele geçirmesine izin veriyor ve ümmeti bu zenginliklerden mahrum bırakıyor. Sonra birileri, açlığın nedenini yönetim başarısızlığı olarak haklı çıkarmaya geliyor!

Son olarak basın açıklaması, Müslümanlara hitaben şunları söyledi: Size ait işleri üstlenen bu yöneticilerin ahmaklığı, her aklı başında insan için ortaya çıkmıştır ve onlar bu işleri üstlenmeye ehil değillerdir. Onları engellemenizin zamanı gelmiştir, çünkü bu ahmakın hükmüdür; parayla tasarruf etmesini engellemek ve onu hacretmektir. Sizi Allah Teâlâ'nın şeriatıyla hükmeden, Rabbinizin ﷺ hoşnut olması için ülkelerinizdeki faiz sistemini iptal eden, gasbedilmiş zenginliklerinizi geri alan, onurunuzu ve izzetinizi geri kazandıran tek bir halifeye biat edin ve işte önder Hizb-ut Tahrir, akrabalarına yalan söylemeyen, sizi Nübüvvet Minhacı Üzere İkinci Raşidi Hilafeti kurmak için onunla birlikte çalışmaya davet ediyor.

===

Osmanlı Kahramanlarının Sadık Torunlarına

Sadık Osmanlı kahramanlarının torunlarına soruyoruz: Ey büyük ordu ne oldu?! Bu aşağılanma ve zayıflık nedir?! Malzeme ve teçhizat eksikliği mi?! Bu nasıl olur ve siz Ortadoğu'nun en güçlü ordususunuz? Ve dünyanın en güçlü orduları arasında sekizinci sırada yer alıyorsunuz, oysa Yahudi varlığı on birinci sırada yer alıyor. Yani tüm maddelerde ondan ileridesiniz, o halde nasıl olur da size aşağılık yakıştırılır?!

Cihadi ordu bir turu kaybedebilir ama savaşı kaybetmez; çünkü liderlerine ve askerlerine ilham veren azim, Bedir, Huneyn ve Yermuk'u yaratan, Endülüs'ü fetheden ve Fatih Sultan Mehmet'i İstanbul'u fethetmeye azmettiren azimdir. Ve aynı azim, Mescid-i Aksa'yı özgürleştirecek ve işleri yoluna koyacaktır.

Milli askeri ideolojinin kaybolduğunu ve korunmadığını vurguluyoruz. Bu, ordunun heybetini yok eden, Allah yolunda savaşmak için bir kapı açmayan zaaf ve yılgınlık ideolojisidir. Bu, askerliği maaş almak için bir iş haline getiren bir ideolojidir, bu nedenle askere alınmak gençlerin kalbinde ağır bir yük haline gelmiş ve ondan kaçıyorlar. Bu, askeri rütbeleri övünmek için yapan bir ideolojidir, bu nedenle ordu gerçek anlamından boşalmıştır.

Hizb-ut Tahrir olarak biz, Türk ordusundaki evlatlarımızı cihattan vazgeçmeye ve yardım isteyen Müslümanlara yardım etmemeye devam etmemeye çağırıyoruz; çünkü bu bir münkerdir, evet bir münkerdir.. Bu dinin zirvesini terk etmeyin ki iki dünyada da kazanın.

===